Agora Forum

Bilim, felsefe, din tartışmaları plarformu


    Şefaati Kur'ân'a Sormak

    Paylaş

    ancalimon
    Kurucu
    Kurucu

    Mesaj Sayısı : 4
    Teşekkür Sayısı : 1
    Kayıt tarihi : 10/05/16
    Nerden : Antalya

    Şefaati Kur'ân'a Sormak

    Mesaj tarafından ancalimon Bir Salı Mayıs 10, 2016 1:47 am

    Şefaat var mı/yok mu; varsa nedir, ne değildir, nasıldır sorusunu ortalıkta hoca diye geçinenlere değil de gelin Allah'ın kitabı olan Kur'an'a soralım. Bakalım o bize ne anlatacak?





    Soru1: Kur’an’a göre şefaat var mıdır? Varsa şefaat hakkına kim sahiptir?

    De ki: "Şefaat, tümden ve sadece Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi O'nundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz." (39:44)
    Rablerinin huzurunda haşredileceklerinden korkanları, o vahiy ile uyar ki korunabilsinler. Onların O'ndan başka ne bir dostu vardır ne de şefaatçisi. (6:51)
    Allah'tır ki gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra arş üzerinde egemenlik kurmuştur. O'nun dışındakilerden size ne bir dost vardır ne de bir şefaatçi. Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız? (32:4)


    Soru2: Hiç mi istisna yok?

    Allah'tan başka ilah yok. Hayy'dır O, sürekli diridir; Kayyûm'dur O, kudretin kaynağıdır. Ne gaflet yaklaşır O'na ne kendinden geçme ne de uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız O'nundur. O'nun huzurunda, bizzat O'nun izni olmadıkça, kim şefaat edebilir! O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da!.. İnsanlar O'nun bilgisinden, bizzat kendisinin dilediği dışında, hiçbir şeyi kavrayıp kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuşatmıştır. Göklerin ve yerin korunması O'na hiç de zor gelmez. Aliyy'dir O, yüceliği sınırsızdır; Azim'dir O, büyüklüğü sınırsızdır. (2:255)
    Şu bir gerçek ki, sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arş üzerine egemenlik kurup iş ve oluşu çekip çeviren Allah'tır. O'nun izni olmadıkça hiçbir şefaatçi devreye giremez. İşte bu Allah'tır sizin Rabbiniz. Artık O'na kulluk/ibadet edin. Düşünüp anlamıyor musunuz? (10:3)
    O'nun katında, bizzat kendisinin izin verdiği kimseden başkasının şefaati/kendisinin izin verdiği kimseden başkası için şefaat yarar sağlamaz. Sonunda, kalplerinden korku giderilince: "Rabbimiz ne dedi?" derler. "Hakkı söyledi, O'dur Aliyy, O'dur Kebîr." (34:23)


    Soru3: İzni olanlar kimlerdir?

    Rahman katında söz almış olandan başkaları şefaat imkânı bulamazlar. (19:87)
    O gün şefaat yarar sağlamaz. Ancak Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse müstesna... (20:109)
    O'nun berisinden yakardıkları, şefaate sahip olamaz! Hakka tanık olanlar müstesna. Onlar, ilimden nasiplenmekteler. (43:86)


    Soru4: Hakka tanık olanlar ve Rahman’ın şefaat etmesi için izin verdikleri kimlerdir?

    Göklerde nice melekler var ki, şefaatleri hiçbir işe yaramaz. Allah'ın, dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesinden sonraki durum müstesna. (53:26)


    Soru5: Melekler ve Allah, kime şefaat edecekler?

    O, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Onlar, O'nun hoşnutluk verdiklerinden başkasına da şefaat etmezler. Ve onlar O'nun korkusundan titrerler. (21:28)


    Soru6: Şefaat, din gününde yarar sağlar mı?

    Ve sakının o günden ki, hiçbir benlik bir başka benliğin herhangi bir şeyi için karşılık ödemez; hiçbir benlikten şefaat kabul edilmez, hiçbir benlikten fidye alınmaz. Ve onlara yardım da edilmez. (2:48)
    Kimsenin kimse yerine bir şey ödemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği, şefaatin hiç kimseye yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yardım göremeyecekleri o günden sakının! (2:123)
    Ey iman edenler! Alış-verişin, dostluğun, şefaatin olmadığı o gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edip dağıtın. Küfre sapanlar zalimlerin ta kendileridir. (2:254)

      Forum Saati C.tesi Kas. 18, 2017 1:49 am